İngiltere'de devletin büyük bankaları rahatlatmak adına bu bankalardan hisse satın almayı planladığı öne sürüldü. İngiltere'de yaşanan krizin derinleşmesinin önüne geçmek için çareler arayan hükümetin, büyük bankalardan hisse satın alması planı yaptığı The Daily Telegraph ve Financial Times gazeteleri tarafından duyuruldu. Maliye Bakanı Alastair Darling'in milyarlarca sterlinlik hisse satın alınmasını içeren acil plan üzerinde çalışmalarıyla ilgili olarak Hazine yetkililerine talimat verdiği öne sürüldü. İngiliz hükümetinin ise bankaların birbirlerine ve müşterilerine kredi vermeye başlamamaları halinde, adımın atılmasını kaçınılmaz gördüğüne dikkat çeken Telegraph gazetesi, hükümetin üzerindeki mevduatların tümünün devlet garantisi altına alınması yolundaki baskının da sürdüğünü yazdı. Financial Times gazetesi ise, yapılan planın İngiltere'de bankacılık sektörünün bir bölümünün devletleştirilmesi anlamına gelecek kadar kapsamlı olduğuna işaret etti.
7 Kasım 2008 Cuma
Dünya çöktü!
Dünkü çalkantıda en çok Rus borsası düşerken en en az düşüş İspanya'da gerçekleşti...
BANKA HİSSELERİ TEPETAKLAK
Avrupa borsalarının çöküşünde banka hisselerindeki kayıplar etkili oldu. Dün öğle saatleri itibariyle İsviçre bankası UBS'nin hisseleri yüzde 10.5, Belçikalı Dexia yüzde 7.5, Alman bankaları Commerzbank yüzde 15.4, Deutsche Bank yüzde 6.2, Fransız Societe Generale yüzde 6.8, İngiliz bankaları Royal Bank of Scotland yüzde 9.8, HBOS yüzde 15 ve Lloyds yüzde 4.9 değer yitirdi.
Dünya borsaları dün ne kadar düştü?
Dj Euro -7.14
İngiltere (FTSE 100) -6.88
Fransa (Cac 40) -8.25
Almanya (Dax) -6.84
İspanya (Ibex 35) -4.74
Amsterdam (Aex) -8.48
İsviçre (OMX Stockholm 30) -7.38
İsveç (Swiss Market) -5.89
Rusya (RTX) -20.67
Brezilya (Bovespa) -15.06
Piyasa, birliği dağıttı
Dünya, Çinlilerin deyimiyle 'enteresan zamanlar' yaşıyor. Küresel kredi krizi, ABD'den makyajlanarak geçen 850 milyar dolarlık kurtarma paketine deyim yerindeyse 'bana mısın' demedi. AB liderler toplantısından ortak bir karar çıkmamasının etkisiyle Avrupa'ya sıçrayan kriz, dün başta AB borsaları olmak üzere tüm dünyayı hallaç pamuğu gibi salladı.
İMKB'DEKİ HASAR 40 MİLYAR YTL
2001 yılındaki krizden bu yana en büyük düşüşünü gerçekleştiren İstanbul Borsası günü yüzde 8,62'lik kayıpla 31 bin 575 puandan tamamladı. İMKB'de işlem gören şirketlerin piyasa değerleri dün 20,1 milyar YTL erirken, düşüşün mali sektör hisseleri öncülüğünde gerçekleştiği görüldü. 26 Eylül'den bu yana İMKB'deki şirketlerin değer kaybı ise 40 milyar doları buldu. Yurtdışına bağlı düşüş seyrinin ilerleyen günlerde de sürmesi beklenirken, İMKB-100 Endeksi'nin ilk etapta 30 binin altına doğru bir sarkma gerçekleştirebileceğinden söz ediliyor.
DOW 10 BİNİN ALTINDA
Global piyasalardaki çöküşü Yeni Şafak'a değerlendiren Turkish Yatırım Finansal Strateji Müdürü Gökhan Uskuay, şunları söyledi; 'Dow Jones 4 yıldan sonra ilk defa 10 bin seviyesinin altına indi. Dow'da 10 bin seviyesinin altı çok önemli. Amerikan borsası 10 binin altına gerilerse artık derin bir resesyonun fiyatlandığını söyleyebiliriz. İstanbul borsası için yurtdışı belirleyici olacak. İMKB'de 31 bin seviyesi çok önemli kritik bir seviye. Eğer Amerika'da Dow Jones'ta 10 bin İMKB'de ise 31 bin seviyeleri kırılırsa dramatik düşüşler devam edebilir. Önümüzdeki günlerde FED'in alacağı faiz indirimi piyasalarda biraz toparlama getirebilir. FED'in kurtarma planını nasıl uygulayacağı da merak ediliyor. Bu gelişmeler doğrultusunda piyasalar şekillenecektir.'
AB'deki paniğin temelinde 'Makyajlı kurtarma paketi'nin yatırımcılar tarafından inandırıcı bulunmaması gösteriliyor. Bu durumu “Finans piyasalarının bu derece geliştiği ve enstrüman çeşitliliğinin arttığı bir ortam ve benzersiz bir vaka olduğu için kimse nasıl davranacağını kestiremiyor” sözleriyle özetleyen A Yatırım Araştırma Müdürü Ayşe Moroz'a göre, İzlanda'nın banka mevduatlarına tam güvence vermesi paranın İzlanda'ya yönelmesine yol açtı. Bu durum ise ilk etapta Almanya'nın paniklemesine yol açtı.
BATIŞLARA İZİN VERİLMELİ
'Kimse 1929'daki gibi bankalar önünde kuyruklar beklemesin' diyen Moroz sözlerini şöyle sürdürüyor; Şu anda herkes internet başında parasını bir yerden başka bir yere kaydırmakla meşgul. Piyasada güvenilmeyen, öldürülmeyen bankalar var. Bazı bankaların batmasına izin verilmeli. Çok kötü durumda olan bankalar var ve bunlar batırılmadığı sürece bu kaçışlar devam edecek.' Avrupa'da ciddi bir ayrışma yaşandığını söyleyen Moroz, 'Politik kaygılar güden hükümetler alınması gereken kararı alamıyor' diyor.
AB, BİRLİK OLMAK ZORUNDA
Avrupa borsalarındaki büyük düşüşün temelinde bu durumun yattığına dikkat çeken Moroz'a göre Avrupa kurtarma paketine sıcak bakmadı ve anlaşma sağlanamadı. Fakat Avrupa Birliği'nin durumu Amerika'dan çok daha kötü. Amerika en azından bir pakette anlaştı. Avrupa Birliği'nde herkes kendi paçasını kurtarmanın peşinde. Avrupa Birliği çok daha fazla demokrat ve hükümetler halka 'Bankacıyı kurtarmıyoruz. Paranızı zenginleri kurtarmak için harcamıyoruz' diyorlar. Fakat ilerleyen dönemlerde AB'de ortak bir çözüm üzerinde anlaşmak zorunda kalacak.
FAİZ İNDİRİMLERİ RAHATLATIR
Bu arada merkez bankalarının yavaş yavaş faiz indirim silahını ateşlemesi gerektiğini düşünen Moroz, şu ana kadar alınan önlemlerin anı kurtarmaktan öteye geçemediğine dikkat çekiyor. 'Şu anda merkez bankalarının faizleri anında 1 puan indirmesi gerekiyor' diyen Moroz, ama alınan önlemlerin dramatik olmaktan öteye geçemediğine vurgu yapıyor.
BİRLİK RUHU İLE EYLEM FARKLI
AB liderler zirvesini yorumlayan analistler yayımlanan deklarasyonun güven sağlamaya yönelik hızlı, etkin ve sistemik herhangi bir somut önlem içermediği görüşünde. Zirveyi değerlendiren İtalyan bankası UniCredit baş ekonomisti Marco Annunziata "Büyük siyasi amaçlar ve somut eylemler arasında yine büyük bir uçurum oluştu" dedi.
Gemisini kurtaran kaptan modeli
Krizin Avrupayı sarsmasının ardından kendi önlemini alan ilk ülke İzlanda oldu. İzlanda hükümeti, bankaları desteklemek için bir ekonomik paket sunmayacağını bildirdi. İzlanda Başbakanı Geir Haarde, hafta sonu yapılan toplantılardan sonra hükümetin özel bir önleme ihtiyaç olmadığına karar verdiğini söyledi. İsveç hükümeti ise mevduatta garanti tutarını dünden itibaren artıracağını açıkladı. Açıklamada, mevduatta halen 35 bin 500 dolar olan garanti tutarının, ülkedeki bankalara güveni desteklemek amacıyla 71 bin dolara çıkarılacağı belirtildi. Danimarka Ekonomi Bakanlığı da borç veren kurumların, hesap sahiplerinin kayıplarını karşılamayı garanti etmeye yardımcı olacak bir fona iki yıllığına 6,4 milyar dolar katkıda bulunmayı kabul ettiğini bildirdi. Öte yandan İngiltere, küçük tasarruf sahiplerini küresel finansal kriz karşısında korumasız bırakmayacağını bildirdi. İngiltere Hazine Bakanı Yvette Cooper, BBC radyosuna verdiği demeçte, "Bu koşullar altında vatandaşlarımızı ve küçük tasarruf sahiplerimizi korumasız bırakmayacağız" dedi. Almanya'nın tüm bankacılık sektörü için bir plan üzerinde çalıştığına ilişkin haberlerle ilgili olarak Almanya'dan konuya açıklık getirmesini beklediklerini söyleyen Cooper, hükümetin "gerekli olduğunda radikal kararları almaya hazır olduğunu" ifade etti.
Piyasa şaşkın dolar fırladı
Global ekonomilerin beklentilerden daha derin bir resesyona girebileceği beklentisinin dolara olan talebi artırmasıyla kurdaki artış sürüyor.
Bankalararası piyasada dolar 1.5000 YTL'yi aşarak Ekim 2006'dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak daha sonra fiyatlarda gerileme oldu, dolar günü 1,4850'den kapattı.
BORSA AÇILIŞTA YÜZDE 6.6 DEĞER YİTİRDİ
İMKB'de işlem gören hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 6,26 oranında değer yitirdi. İMKB Ulusal 100 Endeksi, ikinci seansta 366,65 puan düşerek 27.600,71 puandan kapandı.
Bileşik Endeks 12 Temmuz 2005'ten bu yana ilk kez 27.000 puanlı seviyelerden kapanmış oldu. Böylece Bileşik Endeksteki iki günlük kayıp yüzde 9,61'e, 2007 sonuna göre kayıp ise yüzde 50,30'a ulaştı. Hisse senetlerinin ikinci seanstaki ortalama değer kaybı yüzde 1,31 oldu.
İlk seanstaki 1.476,35 puanlık düşüş dikkate alındığında, Borsa endeksi günün tamamında 1.843,00 puan geriledi.Hisse senetleri günlük ortalama yüzde 6,26 düşüş kaydetti.
| DÖVİZDE SON DURUM | ||||||||||||
|
AÇILIŞ 1.50 YTL OLDU
İstanbul Serbest piyasada da döviz sabah açılışta bu seviyeleri test etti. Serbest piyasada dolar 1,4950 YTL, avro 1,9950 YTL'den güne başladı. Gün içinde zaman zaman 1,5000 sınırı yoklayan dolar, akşam saatlerinde 1,4850'den alıcı buldu. Dün kapanışta doların satış fiyatı 1,4160 YTL, avronun satış fiyatı ise 1,9170 YTL olmuştu. Böylece, düne göre dolardaki artış yüzde 5,58, avrodaki artış da yüzde 4,07 olarak gerçekleşti.
Bankalararası piyasada saat 09.15 itibariyle dolar alışta en düşük 1,4845 YTL, en yüksek 1,4925 YTL, satışta en düşük 1,4990 YTL, en yüksek 1,5060 YTL seviyesinde bulunuyor.
FAİZLER YÜKSELDİ
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarında işlem gören 23 Haziran 2010 vadeli, bugün valörlü tahvilin bileşik faizi, önceki kapanışa göre 1,02 puan artarak yüzde 21,37'ye çıktı. Bu tahvilin basit getirisi de yüzde 22,90'dan kapandı. Bu kağıdın önceki kapanıştaki basit getirisi yüzde 21,74, bileşik getirisi yüzde 20,35 olmuştu.
DURGUNLUK KORKUSU ABD BORSALARINI ÇÖKERTTİ
BD’den gelen kötü veriler ve Fed Başkanı Bernanke’nin uyarıları durgunluk korkusunun artmasına ve ABD borsalarının hızla düşmesine neden oldu.
Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 7.87, Nasdaq yüzde 8.47, S&P 500 yüzde 9.03 değer kaybetti. Dow Jones ve S&P 500’deki düşüş, 1987 krizinden bu yana yaşanan en sert düşüş oldu. Nasdaq’taki düşüş son 10 yılın en sert değer kaybıydı.
ASYA BORSALARI PERİŞAN
Asya borsaları ABD'de alınan önlemlerin yetersiz olduğu ve durgunluk endişeleri nedeniyle, günü keskin düşüşlerle tamamladı. Tokyo Borsası günü düşüşle tamamladı. Borsanın temel göstergesi Nikkei 225 Endeksi, düne göre, yüzde 11,41 (1.089,02 puan) azalarak 8.458,45 puan oldu. Güney Kore'de borsa yüzde 9,4 (126,50 puan) değer kaybederek 1.123,78 puandan kapandı. Avustralya'da borsa yüzde 6,67 (286,6 puan) azalarak 4013,4 puana geriledi. Dün 69,83 dolardan kapanan Avustralya doları bugün 66,81 dolara indi. Yeni Zelanda'da borsa yüzde 4,82 (141,88 puan) değer kaybetti.
Barlays’ten 12 milyar dolarlık sermaye artırımı
İngiliz bankası Barclays, 7.3 milyar sterlin (12.1 milyar dolar) sermaye artırımına gideceğini bildirdi.
Açıklamada, Katar Holding’den 2 milyar sterlin ve Katar kraliyet ailesinin bir üyesinin sahibi olduğu Challenger şirketinden 300 milyon sterlin alınacağı, bunların karşılığında Katar Holding’in bankanın yüzde 12.7 ve Challenger’ın bankanın yüzde 2.8 hissesine sahip olacağı bildirildi.
Barclays, 1.5 milyar sterlinin de yatırımcılara hisse senediyle değiştirilebilir tahvil satışından karşılanacağını ifade etti.
Sermaye artırımı kararının, İngiltere’de finansal düzenleyicilerin kararlaştırdığı bankaların sermaye artırımı kurallarına uygun olduğu bildirilen açıklamada, bankanın güçlü, bağımsız ve sermaye yapısının iyi olduğuna inanıldığı belirtildi.
İngiliz hükümetin küresel finansal kriz nedeniyle bankacılık sektörünün çökmesini önlemek için büyük bankalara, 37 milyar sterlin (60 milyar dolar) pompalamış, karşılığında bankalardan hisse senedi almış ve yöneticilere yapılacak ödemelere sınırlar getirmişti.
Bu plandan Royal Bank of Scotland, Lloyds ve HBOS yararlanmış, ancak Barclays ve HSBC kabul etmemişti.